23 Kasım 2007 Cuma

Doğaltaş ve madencilik sektörü

Doğaltaş ve madencilik sektörünün tamsilcileri bu hafta sonu Afyonkarahisar'da
buluşarak sektörlerindeki gelişmeleri ve sorunlarını tartışacaklar.
Türkiye'de doğaltaş ve madencilik sektöründe İşletme ruhsatlı sahalardan beyan edilen üretim miktarları maden gruplarına göre şöyledir:

- Enerji hammaddesi (kömür) üretimi 2006 yılında 52.9 milyon tondur.
- Metalik maden üretimi 17.7 milyon tondur.
- Doğaltaş üretimi 9.0 milyon tondur.
- Çimento ve inşaat hammaddesi üretimi 400 milyon tondur.
- Endüstriyel hammadde üretimi 55.5 milyon tondur.

Sektörün (milli gelir tanımı çerçevesinde) yılda 4.0-4.5 milyar dolar dolayında bir katma değer yarattığı görülmektedir. Madencilik ve taşocakçılığı sektörünün yarattığı toplam karma değerdeki büyüme 2004 yılında yüzde 2.6, 2005 yılında yüzde 12.8, 2006 yılında yüzde 4.8, 2007 yılının ilk 6 ayında yüzde 10.5 oranında gerçekleşmiştir.

2006 yılında madencilik sektörüne yapılan yatırımın 2.2 milyon YTL dolayında olduğu tahmin edilmektedir. Bu rakam yıl içinde yapıldığı tahmin edilen toplam yatırımın yüzde 1.8'i dolayındadır. 2006 yılında madencilik sektörüne yabancı sermaye girişi 120 milyon dolar dolayındadır.

Devlet Planlama Teşkilatı'nın projeksiyonuna göre Dokuzuncu Beş Yıllık Kalkınma Planı sonunda 2013 yılında madencilik sektöründeki istihdam 750 binden 2 milyona yükselecek, sektör yılda 20 milyar dolar katma değer yaratacak 7-8 milyar dolar ihracat geliri sağlayacaktır.

Devlet Planlama Teşkilatı'nın öngörülerinin gerçekleşebilmesi, Dokuzuncu Beş Yıllık Kalkınma Planı dönemi sonunda madencilik sektörü tarafından değerlendirilen maden rezervinde hızlı gelişme sağlanabilmesi, sektörün yarattığı katma değerin 6 milyar dolardan 20 milyar dolara, istihdamın 750 binden 2 milyona, ihracatın 2 milyar dolardan 7-8 milyar dolara yükselebilmesi, sektöre hızlı sermaye girişini zorunlu kılmaktadır.

Madencilik sektörüne hızlı sermaye girişinin sağlanması ve sektörün beklenen hızlı gelişmeyi gösterebilmesi ise madencılik sektöründekilerin bugün karşı karşıya oldukları sorunların çözümüne bağlıdır.

Madencilik sektöründe faaliyet gösteren kuruluşların parmağı taşın altında olan sermaye sahipleri ile yöneticileri sorunları şöyle sıralamaktadır:
- Anadolu topraklarındaki geçmişi binlerce yıl geriye giden madencilik faaliyetlerinde kolay bulunabilen ve yüzeye yakın ve kolay işletilebilen belli maden rezervleri değerlendirilmiştir.

- Türkiye'de maden alanlarının yüzde 95'e yakın bölümü kamu kontrolundadır. Kamu kesimi bu alanları özel sektöre açmakta yavaş davranmaktadır.

- Türkiye'de doğaltaş rezervlerinin özel sektöre açılması sonucu Türkiye doğaltaş ihracatıyla dünyanın ilk on üreticisi arasına girebilmiştir.

- Halbuki diğer madenlerde kamu hakimiyeti devam etmektedir. Bu nedenle diğer madenlerde gelişme yavaştır. Halbuki bu tür madenler endüstriyel prosesi gerektirdiği için katma değer yaratma imkanı büyük madenlerdir.

- Bugüne kadar işlenen rezevlerin ötesinde rezervlerin bulunması ve işletilmesi ileri ölçüde yatırımı, bilgiyi ve teknolojiyi zorunlu kılmaktadır.

- Ülkedeki maden kaynakları yeterince aranmış ve bulunmuş değildir. Maden potansiyelini aramak ve tespit etmekle görevli Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü 1980 yılından sonra faaliyetlerini yavaşlatmıştır..

- Günümüzde maden arama ve işlemede ileri teknoloji kullanımı zorunluluğuna bağlı olarak sermaye ihtiyacı da büyümektedir.

- Küçük ve orta çaptaki girişimcilerin sınırlı imkanlarıyla ciddi ölçekli arama ve tespit faaliyetlerini sürdürmesi imkansızdır.

- Medencilik sektöründe tekelleşme ve çok uluslu şirket hakimiyeti yayılmakta belli madenler belli sermaye gruplarının kontroluna girmek entegrasyon yayılmaktadır. Henüz Türkiye'de yabancı sermayenin büyük ölçüde madencilik sektörüne girmesi söz konusu değil ise de gelecekte bu yönde gelişmeler beklenebilir.

- Dünyada giderek kuvvetlenen çevreci,yeşilci, ekolojist akımlar sonucu, bir yanda arama ve işletme maliyetleri artar, arama ve işletme faaliyetleri engellerirken öte yanda, küresel ısınma ve çevre endişesiyle mevcut madenlerin dönüşümlü kullanımı gündeme gelmektedir.

- Türkiye'de maden kaynakları yeterince aranmış ve bulunmuş değildir. Maden potansiyelini arama ve tespit ile görevli Maden Teknik Arama Genel Müdürlüğü 1980 yılından sonra faaliyetlerini yavaşlatmıştır.

Küçük ve orta çaptaki girişimcinin kendi bilgi, beceri ve imkanlarıyla ciddi ölçekli arama ve tespit faaliyetini sürdürmesi imkansızdır.

- Madenciliğe ciddi boyutda sermayenin ilgi duyması için, milli bir madencilik politikasının olması, hak ve menfaatlerin kanunla güvence altına alınması, sektöre girecek yerli ve yabancı sermeyeye güvence verilmesi şarttır.

- Maden sektöründe arama, işletme ve pazarlama projelerinin gerekli kıldığı parasal kaynaklar büyük risk altındadır.

Sektörün özelliğinden, belirsizlikden kaynaklanan bu riskler, madencilik sektöründe özel teşviği zorunlu kılmaktadır.

- Türkiye'de sektörün verimsizliği ve cılızlığı nedeniyle sektör teknoloji üretebilir ve kullanabilir imkana ulaşamamıştır.

Sektörün teknoloji üretebilir ve kullanabilir hale gelmesi özel teşvik ile mümkün olabilecektir.

OLAYLARIN İÇİNDEN / Tevfik Güngör
http://www.dunyagazetesi.com.tr/news_display.asp?upsale_id=335210&dept_id=80